Tarih: 29.08.2025 20:17

TBMM'de 'Gazze' için 'olağanüstü' toplantı (2)

Facebook Twitter Linked-in

'EN BÜYÜK VEBAL BİZİM DEĞİLSE KİMİNDİR'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul'a hitaben yaptığı konuşmada Türkiye'nin Filistin'e havadan yardım yapmamasını eleştirdi. Özel, "Bu ülkelerin bir ortak özelliği var. Kanada, Singapur, Belçika, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Endonezya. Bunların her birisi karadan yolladıkları insani yardım ulaşmayınca, Filistin'e havadan insani yardım ulaştırdılar. Türkiye yaptı mı, yapmadı. Silahlı Kuvvetler'de bu konudaki en yetkin isimlere sorduk. Dediler ki; 'Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra hava indirmede en yetkin, bir talimatla onu en iyi yapabilecek ordulardan bir tanesi biziz. Türk Hava Kuvvetleri'dir. Bir talimatla biz Filistin'e gider, oradaki açlığı, susuzluğu, yokluğu gökyüzünden yağdıra yağdıra bitiririz.' Ama bu bir siyasi karar gerektirir. Bu siyasi kararı almaya cesaretiniz var mı? Ya da soruyorum Filistin'de 300 tane çocuk açlıktan ölüyorsa, bunda vebal bütün dünyanınsa, en büyük vebal bizim değilse kimindir? Bunu yapmayacaksak, bizim dünyanın öbür ucundan gelen Kanada'nın yaptığını, Birleşik Arap Emirlikleri'nin yaptığını, Mısır'ın cesaret ettiğini, Singapur'un yaptığını yapmamamızın sebebi nedir? Sayın bakanlarım, Sayın başkanlarım size soruyorum. Gözünüzün içine bakarak soruyorum. 74'te bütün dünya 'Yapma' derken, o kadar imkansızlıklarla o günün teknolojisiyle adaya, askerin dışında tanksavarları, her türlü mühimmatı, hastaneleri indiren Hava Kuvvetleri'ne bırakın, Filistin'deki açlığı bitirsin. Bu kararı vermek için bu Meclis çalışmaya devam etmelidir" dedi.

'KOZMETİK BİR OPERASYONDUR'

Özgür Özel'in sözlerine cevap veren Dışişleri Bakanı Fidan, "Bu havadan yardım gönderme ile ilgili hususunu gündeme getiriyorlar. Burada hükümetin aslında bir isteksizlik ve gaflet içerisinde olduğunu ima eden hususlar var. O konuda bir açıklık getirmek istiyorum. İki tane husus var bu konuyla ilgili. Biliyorsunuz bizim en hassas olduğumuz konu ve en iyi olduğumuz konu Filistinlilere yardım götürme meselesi. Dünyanın en iyi yardım kuruluşları bizde. AFAD ve Kızılay gece gündüz çalışıyor. Mısır'la iş birliği içerisinde bunu götürüyoruz. Fakat Gazze'deki savaş koşullarının ortaya çıkardığı durumlar içeriye yardım malzemesinin girmesini sağlamada bir numaralı konu. İkincisi biz bu kadar yardım götürmede karadan, denizden götürüyoruz. Havadan niye şey olalım? Bu konuda ortada iki tane husus var. Onu söylemek istiyorum. Bu konu bizim gündemimize geldi. Biz Ürdün ile bu konuda koordinasyonda bulunduk. Biz her ne kadar havadan yardım atma meselesinin İsrail'in uluslararası baskı altında kendisine yönelik bir kozmetik faaliyet olduğunu bilmemize rağmen; fakat yine de yardım yardımdır, bir gram yardım olsa da yardımdır. Teknik yardım örgütlerinin, uluslararası teknik yardım örgütlerinin hepsinin de itirazına rağmen; bakın, bugün bir 'The Guardian'ı açın okuyun, 14 yaşındaki Muhenned Eid havadan atılan kargonun altında ezildi. Bütün yardım örgütleri, uluslararası profesyonel yardım örgütleri, havadan yardım atılmasının ölüme sebep olduğunu ve kesinlikle yerini bulmadığını söylüyor. Buna rağmen, Cumhurbaşkanımıza durumu arz ettik. Yapılması konusunda onay verdi. Şimdi Silahlı Kuvvetlerimiz uçaklar, Ürdün hava sahası, Ürdünlüler rıza göstermediği sürece gitme şansımız yok. Ürdünlülere birkaç defa dedik. 'Biz buraya gelelim, ne uçak istiyorsanız vermeye hazırız' dedik. Muhtemelen onlar İsrail'le bu meseleyi çözemediler. İsrail'le koordinasyonunu iyi yapmış ülkelere Ürdünlüler izin veriyorlar, alıyorlar, götürüyorlar. 'Başka neye ihtiyacınız var' dedik, 'Bizim havadan kargo atan paraşüte ihtiyacımız var' dediler, Silahlı Kuvvetler bunları hemen gönderdi. Uçaklarımız hazır, hava sahasının açılmasıyla ilgili Ürdün bir koordinasyonda bize onay verdiği zaman hemen biz gidecek durumdayız, problem değil. Bu konu şu anda havadan yardım atma meselesi bir kozmetik bir operasyondur. Buna rağmen bir insana bir gram gıda gitse bile biz bunun için mutmain olacağımızdan 'Buna da varız' dedik. Uluslararası yardım kuruluşları buna da karşılar ama biz buna rağmen tamamlıyoruz. Ama bu konuda kozmetik olarak faaliyet gösteren diğer ülkelerin koordinasyonu bizi içermiyor" diye konuştu.

'İSRAİL SAVUNMASIZ FİLİSTİN HALKINI KATLETMEKTEDİR'

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Gazze'nin 7 Ekim 2023'ten itibaren dünya tarihinin en karanlık dönemlerinden birine tanıklık ettiğini ifade ederek, "21'inci yüzyılda tüm dünya Gazze'de kan donduran soykırıma şahitlik etmektedir. Siz Hamas'a 'Terör örgütü' demiştiniz. Bunu ne zaman demezseniz Netenyahu'nun uykusu o zaman kaçacaktır. Bakın Gazze'de yaşananlar yalnızca 7 Ekim 2023 sonrasındaki gelişmelerin bir sonucu değildir. Aynı zamanda İsrail'in Filistin'e karşı 75 yıllık politikalarının 56 yıllık işgalinin ve 16 yıllık ablukasının bir ürünüdür. 7 Ekim sonrasındaki İsrail şiddetini 1948'ten bu yana sergilediği tutum çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir. Yıllar süren saldırganlığından hesap sorulmaması, İsrail'i bu konuda daha cesaretlendirerek şiddete, katliama, soykırıma sevk etmiştir. Aslında İsrail kurulduğundan beri soykırım suçu işlemektedir. İsrail savunmasız Filistin halkını katletmektedir. Gazze'de yaşanan trajedi sadece silahlarla yürütülmemektedir. Açlık ve kıtlık da silah olarak kullanılmaktadır. Yardım kuyruğunda bekleyen küçücük çocuklar dahi İsrail askerlerinin kurşunlarının hedefi olmaktadır. Gazze'de çocuklar açlıktan ölürken hangi vicdan rahat uyuyabilir? Gazze'de anneler evlatlarını toprağa verirken hangi kalp sızlamaz? Gazze'deki açlık ve yıkım sadece bir halkı değil bütün insanlığın onurunu hedef almaktadır" ifadelerini kullandı.

'HALK NE YAZIK Kİ HER DEFASINDA YALNIZ KALIYOR'

Türkiye-Filistin Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan da Filistin konusunun yeni bir konu olmadığını vurgulayarak, "1897'de Basel'de tohumları atılan, Siyonist terör devletinin kurulduğu 1948'den bu yana bir halk, bir millet dünyanın gözünün önünde doğranıyor. Sürgüne yollanıyor, evlerine, yurtlarına, mülklerine el konuluyor, her gün onlarca masum katlediliyor ve sistematik bir soykırıma tabi tutuluyor. Bu halk ne yazık ki her defasında yalnız kalıyor. Ne Birleşmiş Milletler ne uluslararası toplum ne de üzülerek ifade ediyorum ki İslam ülkeleri bu hayasız ve alçak saldırıları durduramıyor. Durduramadığı gibi başta ABD ve kuyruğuna takılan ülkelerin çoğu maalesef destek veriyor. 365 kilometrekareye hapsedilen bir millet, yıllardır dünyadan izole bir şekilde ağır ambargo altında istiklal ve istikbal mücadelesi, aynı zamanda onur mücadelesi veriyor. Dünyanın en son teknolojik silahlarına havadan, karadan ve denizden kuşatılmasına rağmen direnen bu onurlu mücadeleyi veren yiğitleri aziz milletimizin huzurunda selamlıyorum. TBMM'de ilan ediyoruz ki Filistin halkını haklı mücadelesi direnişi ve davası bizim mücadelemiz ve davamızdır. Onlar sadece topraklarını savunmuyor. İnsanlıktan çıkmış merhametten yoksun Siyonist çetelere karşı direniyorlar" dedi.

'AZERBAYCAN PETROLÜ, BAKÜ-CEYHAN BORU HATTIYLA TÜRKİYE ÜZERİNDEN İSRAİL'E GİTMEYE DEVAM EDİYOR'

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da Genel Kurul'a hitap etti. Erbakan, "Gazze'de iki seneye yakın zamandır devam eden vahşet sık sık tekrar ettiğimiz; 'İnsanlığın çektiği sıkıntıların sebebi Siyonizm mikrobudur' sözümüzün doğruluğunu ispat etmektedir. Gazze'de yaşanan vahşi soykırım karşısında kınamanın, lanetlemenin, bildiri yayınlamanın, telefon diplomasisinin zamanı çoktan geçmiştir. Zaman uzun konuşmalar yapma zamanı da değildir. Zaman konuşma zamanı değil, yapma zamanıdır. Bu vahşet karşısında mutlaka somut adım atılmalı, yaptırım uygulanmalıdır. Gazze'deki katliama açıkça destek olan ABD'nin topraklarımızdaki İncirlik Üssü'nün derhal kapatılması gereklidir. Kürecik, Türkiye'deki NATO radar üssü doğrudan ABD'ye, dolaylı olarak İsrail'e hizmet ediyor. Kürecik Radar Üssü'nün son olarak İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarında İsrail'in korunmasında aktif olarak rol oynadığı İsrail basınına da yansımıştır. Bu sebeple Kürecik Radar Üssü'nün derhal kapatılması gereklidir. Azerbaycan petrolü Bakü-Ceyhan petrol boru hattı vasıtasıyla Türkiye üzerinden İsrail'e gitmeye devam ediyor. Bunun bir an evvel durdurulması gereklidir. TSK refakatinde bir güvenlik koridoru oluşturulmalı, Gazze'ye deniz yoluyla gıda ve yardım malzemesi ulaştırılmalıdır. Bugün İspanya bile Gazze'ye havadan paraşütle insani yardım ulaştırıyor. Biz asırlar boyu Filistin'in hamisi olan ecdadın torunları olarak, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak Gazze'ye bir ekmek ve su ulaştırmaktan bile aciz olamayız. Böyle günler için kurulmuş olan D-8'in üye ülkelerinin devlet başkanları, Türkiye öncülüğünde acilen bir zirvede toplanmalı ve atılacak somut adımları masaya yatırmalıdır. D-8 üyesi ülkeler Türkiye tarafından harekete geçirilmelidir. Merhum Erbakan Hoca'mızın dediği gibi İsrail laftan anlamaz, güçten anlar. Bu noktada asıl görev de yetki sahibi olan, Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran iktidara düşmektedir. Buradan iktidara çağrıda bulunuyoruz; kuvvet ve kudret sahibi Amerika ve İsrail değil, Cenabı Allah'tır anlayışıyla hareket edin ve adım atın. Yeniden Refah Partisi olarak bu konuda alacağınız en sert kararlarda bile arkanızda olacağımızı ifade ediyoruz. Eğer gerekli adımları atmazsanız, sadece kınamakla yetinmeye devam ederseniz, Gazze konusunda hiçbir somut adım atmayan bir iktidar olarak tarihe geçeceksiniz" ifadelerini kullandı. (DHA)

'UZUN SOLUKLU BİR MÜCADELEYE HAZIR OLMAMIZ GEREKİYOR'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ticaret Bakanlığı ile de yakın ilişki içerisinde olduklarını belirterek, "Ticaret konusundaki gerekli adımların hepsi atılmış durumda. Diğer taraftan Sayın Meclis'imizdeki bu iradeyi, bu desteği çok kıymetli buluyoruz. Ama devlet olarak bize verdiğiniz desteğin en iyi şekilde kullanılması için açıkçası bir milli stratejiye ihtiyacımız var. Hep beraber uygulayacağımız, destek vereceğimiz çünkü İsrail'e karşı gelmek, bildiğiniz gibi sadece bir devlete karşı gelmek değil. Onu meydana getiren zihniyeti ve uluslararası sistemi karşınıza almak. Biz bunu devletiyle, milletiyle en güçlü şekilde yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Dolayısıyla ne dünün savaşıydı, ne bugünün olacak. Bu önümüzdeki yıllarda devam edecek. Uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmamız gerekiyor. Ben burada yürütmeye yönelik tavsiyeleri, önerileri not ettim, aldım. Bunlardan ders çıkartacağım. Ama diğer taraftan yürütmenin başı olan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve diğer kabine üyelerine yönelik yapılan suçlamaları, asılsız iddiaları da buradan şiddetle reddediyorum. Bazı arkadaşlarımız sordular. 'Netanyahu'nun uykusunu ne kaçırıyor, onu ne rahatsız ediyor' diye. Ben bütün stratejik değerlendirmelerimi söyleyeyim. Netanyahu'yu rahatsız eden bölgede tek bir şey var; Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı makamında oturması, Sayın Devlet Bahçeli'nin ve Cumhur İttifakı'nın ona kesintisiz destek vermesi. Başka bir şey rahatsız etmiyor" dedi. (DHA)

Gizem BAŞAR/ANKARA, (DHA)

FOTOĞRAFLI




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —