Bugün, 7 Mart 2021 Pazar
Aksaray nöbetçi eczaneleri

Başkan Kalkan:Lokanta, kafe, pastane ve düğün salonu esnafı can çekişiyor

Aksaray | Aksaray haber | aksarayhaber68 | Aksaray son dakika | Aksaray haberleri |Son Dakika Aksaray Haberleri

Lokanta, kafe, pastane ve düğün salonu esnafı can çekişiyor

Lokanta, kafe, pastane, düğün salonu esnafı can çekiştiğini söyleyen HÜDA PAR Aksaray İl Başkanı Özgür Kalkan, "Kalabalık Kongreler sıkıntı oluşturmuyorsa yeme içme sektöründe tedbirler eşliğinde müşteriyi masada ağırlamak da problem oluşturmamalıdır." dedi

HÜDA PAR Aksaray İl Başkanı Özgür Kalkan yaptığı açıklamada; Can çekişen yeme içme sektörü, dövizdeki düşüşün fiyatlara yansımaması, yüksek faiz sorunu ve TÜİK’in 2020 yılı yaşam memnuniyeti verileri gibi iç gündemin öne çıkan konularını değerlendirdi.

“Kalabalık Kongreler sıkıntı oluşturmuyorsa yeme içme sektöründe tedbirler eşliğinde müşteriyi masada ağırlamak da problem oluşturmamalıdır”

Yeme-içme sektörünün can çekiştiğine dikkatleri çeken Kalkan, “Kalabalık Kongreler sıkıntı oluşturmuyorsa yeme içme sektöründe tedbirler eşliğinde müşteriyi masada ağırlamak da problem oluşturmamalıdır. Salgının başından beri ciddi kısıtlamalara maruz kalan ve iki milyon kişiye istihdam sağlayan lokanta, kafe, pastane, düğün salonu esnafı can çekişmektedir. Paket servis veya gel-al uygulamasıyla ayakta durmaya çalışan esnaf kira, vergi ve faturalarını ödeyemiyor. Temasın maksimum derecede olduğu toplu taşımaya kısıtlama getirilmezken yeme içme sektörüne uygulanan yasaklama tezat oluşturmaktadır. AVM'lerde, uçaklarda, otobüslerde ve resmî kurumlarda uygulanan HES kodu uygulaması gerekirse bu sektörde de uygulanarak müşterilerini masada ağırlamalarının önü açılmalıdır.” diye kaydetti.

"Yeme içme sektörü can çekişiyor"

Koronavirüs ile mücadele konusunda yapılan yanlışlıklara işaret eden Kalkan, şöyle devam etti:

"Bazı siyasi partilerin kongrelerinin tıklım tıklım dolu salonlarda yapılması; aylardır ekmek tekneleri kapalı olan esnafı, bir yıldan beri evlere kapatılarak toplu taşıma araçlarına alınmayan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı insanımızı incitmiş, sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmıştır.

Salgın gerekçesiyle basın açıklamaları, toplantı ve gösteriler yasaklanıp Baro seçimleri ertelenirken kurallara uymada örnek olması gereken yetkililerin bu tedbirsizliği, korona ile toplumsal mücadelede zafiyet oluşturmaktadır."

"Dövizdeki düşüşün fiyatlara yansımaması ve yüksek faiz sorunu"

Dövizdeki düşüşü değerlendiren Kalkan, “Döviz kurunda yaşanan aşırı yükseliş, maliyetleri artırdığı gerekçesiyle gıdadan elektroniğe, otomotivden enerjiye her alanda zam yağmuru şeklinde tüketiciye yansıtıldı. Kurda yaşanan büyük düşüşün de indirim olarak tüketiciye yansıması beklenirken fiyatlarda hissedilir bir düşüş yaşanmadı. Kurdaki dalgalanma bu haliyle hem özel hem kamu sektörü tarafından tüketici aleyhine bariz bir fırsatçılık aracına dönüştürülmektedir. Bu fırsatçılıktan vazgeçilmeli, başta enerji ve gıda olmak üzere dövizdeki düşüşe paralel indirimler vatandaşa yansıtılmalıdır.” dedi.

“Enflasyon artışında da etkili olan faize karşı hükümet derhal adım atmalı”

Yüksek faiz sorununa da değinen Kalkan, “Döviz kurunun dengelenmesi için faiz oranları aşırı derecede artırıldı. Ancak bu faiz artışı, beraberinde başka handikaplar getirdi. Kendi ülkelerinde sıfıra yakın faiz oranları nedeniyle kazanç sağlayamayan yabancı sermaye; üretim ve istihdama katkısı olmayan sıcak para olarak Türkiye’ye girmekte, yüksek faiz oranları ile sermayelerini katlamaktadırlar. Yerli yatırımcı için de yatırım yerine faizden kazanç sağlamak daha cazip hale getirilirken kaynak sıkıntısı çeken yatırımcı da bankaların faiz sömürüsüne teslim olmaktadır. Enflasyon artışında da etkili olan faize karşı hükümet derhal adım atmalı, faizsiz bir ekonomik sistem alternatifi geliştirilmelidir.” ifadelerine yer verdi.

"Evli olanlar evli olmayanlara göre daha mutludur"

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2020 yılı yaşam memnuniyeti araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Kalkan, “Sonuçlara göre bireylerin mutluluk kaynağında öne çıkan faktör aile oldu. Toplumumuzu mutsuzluğa iten birçok neden vardır. İşsizlik, yoksulluk, adaletsizlik, ahlaki çöküntü, madde bağımlılığı gibi faktörlerin yanı sıra aile kurumunun zarar görmesi de mutsuzluğun nedenlerindendir. TÜİK verilerine göre evli olanlar evli olmayanlara göre hayatından daha memnundur. Temiz bir toplum ve sağlıklı nesiller için aile kurumunun korunması çok önemlidir.” dedi.

“Aile, güçlü bir toplum ve istikrarlı bir gelecektir”

Son olarak aile kurumunun önemini vurgulayan Kalkan, “Aile, güçlü bir toplum ve istikrarlı bir gelecektir. Batı, kültür emperyalizmi yoluyla gençleri evlilikten uzaklaştırarak aile yapımızı tehdit etmektedir. Toplumu derinden sarsan sayısız sorunun yaşandığı günümüzde, geleceğimizi korumak için herkese sorumluluklar düşmektedir. Bu çerçevede aile, başta devletin ilgili kurumları olmak üzere toplumun tüm kesimleri tarafından desteklenmeli, zarar görmemesi için gereken hassasiyet gösterilmelidir. Evliliklerin azaldığı, boşanmaların ise hızla arttığı günümüzde geleceğimizin büyük bir tehdit ile karşı karşıya olduğu unutulmamalıdır.” şeklinde konuştu. (İLKHA)