Özgür Özel: Diplomanın iptalinden medet ummak, ülkeyi yönetenlerin acziyeti

Özgür Özel: Diplomanın iptalinden medet ummak, ülkeyi yönetenlerin acziyeti

Özgür Özel: Diplomanın iptalinden medet ummak, ülkeyi yönetenlerin acziyeti

Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Diplomanın iptalinden medet ummak, bu ülkeyi yönetenlerin acziyetinden başka bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan ne kadar çok korktuklarını, bizim yürüttüğümüz ön seçim sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir şey. Tayyip Erdoğan'ın rakibinden nasıl korktuğunu, rakibini ekarte etmeye çalıştığını gösteren bir durumdur" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan'ı, parti genel merkezinde ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü. Özel ve Aslan, görüşmenin ardından ortak açıklama yaptı.

Özgür Özel, ön seçim süreçleriyle ilgili Seyit Aslan'a bilgi verdiğini belirterek, "Biz diğer siyasi parti ziyaretlerinde olduğu gibi bugün özellikle bir yargı tacizi altında olan, yargıdaki elverişli, söz dinleyen bir aparat eliyle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı, muhalefetin bastırılmaya çalışıldığı, sivil toplum örgütlerinin susturulmaya çalışıldığı ve Türkiye'de kimsenin konuşamadığı, sadece siyasetçilerin konuştuğu, sadece ve sadece iktidar partisinin arzu ettiği gündemlerin tartışıldığı bir noktaya Türkiye'yi taşımaya çalıştıkları bu süreç hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Bundan sonra gerek iktidarın baskılarına karşı gerek halkın taleplerinin, milletin taleplerinin Meclis'te gündem haline getirilmesi noktasında ortaklaşma ve birlikte çalışma konusunda fikir birliğimizi teyit ettik" diye konuştu.

'DÜŞTÜĞÜ HALİ KENDİ TAKDİR ETSİN'

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Gelecek Partisi'nden AK Parti'ye geçen Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun'un 'CHP ile aramda doku uyuşmazlığı var, CHP'yi ben reddettim' şeklindeki açıklamasına ilişkin, "Serap Hanım 'Doku uyuşmazlığı' demiş. Oturduğu koltuğa doku testi yapsak, doku örneği alınsa kimlik tespitini oradan yaparız. Daha o kadar zaman geçmedi. Orada bıraktığı dokuları Adli Tıp'a yollasak, Serap Hanım'ın kendi arabasına binip, benim milletvekilimden rica edip, gelip de 'Ben Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılmak istiyorum' deyip, bizim ona 'Partinizin grubu var, grubun üyesisiniz. Biz o grup düşmesin diye emek vermişiz, milletvekili vermişiz. O grubun sıkıntıya girmesi doğru olmaz. Bağımsız bir milletvekili olsaydınız ve AK Parti'ye gitmeye niyetli olsaydınız bize gelmenizi önerirdik. Ama grubunuzda kalmanızı öneriyoruz' dediğimizi kendisi biliyor. Bu konudaki yaklaşımımızı zaten inkar da edemez. Bizle doku uyuşmazlığı varmış. Katıldığı partinin genel başkanına 'Tek adam', ülkenin yönetimine, sistemine 'Tek adam rejimi' diyen birinin Erdoğan'la yok doku uyuşmazlığı, AK Parti ile yok da bizimle var öyle mi? Sayın rahmetli Özbudun'un, 'Serap, ben bu rejimin düzelmesini göremeyeceğim ama umarım sen görürsün. Buna karşı mücadele et. Türkiye'nin demokrasiye dönmesi için mücadele et' vasiyetini ben anlatmıyorum ki Serap Hanım hepimize anlattı. Tek tek anlattı, arkadaşlarımıza ifade etti, paylaştı. 'Tek adam rejiminden Türkiye'yi kurtarmak için mücadele edeceğiz' deyip, daha geçen hafta gittiğimiz Gelecek Partisi heyetinde bizi karşılayıp, uğurlayıp, içeride bu kadar şeyi konuşup, içerideki mahrem konuşmalara tanıklık edip, sonra AK Parti'ye gidip 11 saat, 14 saat içinde katılacak. CHP ile doku uyuşmazlığı varmış. Ben daha ne söyleyeyim? Herhalde böyle bir kariyerden sonra siyaseti bu noktaya, Türkiye'de bu kadar tartışılır bir noktaya getirmenin, siyaset kurumuna bizzat itibar kaybettirmenin doruk noktasına çıkmak, Serap Hanım'a nasip oldu. Bir bütün olarak siyaset kurumuna kaybettiriyor yani. Sadece kendi düştüğü hali, kendi takdir etsin" ifadelerini kullandı.

'TSK'NIN KURUMSAL YAPISINA SAYGIMIZ SONSUZ'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef aldığı gerekçesiyle kendisine yönelik eleştirisine yanıt veren Özel, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ne işine karışırız ne içine karışırız. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde yemin eden, elini sıktığı, hatırını sorduğu, selamını aldığı, yüzüne güldüğü kişiye 8 gün susup, 8 gün boyunca birtakım odaklar saldırdıktan sonra, 'Soruşturma başlatın' denmiş, hedef gösterilmiş. Gencecik teğmenler, 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' dedi diye ordudan ihraç edilmiş. İhraca şerh koyan komisyon başkanına mobbing yapmış, sürmüş, bir başka ordunun emrine vermeye kalkmış. İstifaya zorlanmış, istifa etmiş onurlu şekilde. Bu sürece teslim olmamış. Ben ne Genelkurmay Başkanına bir şey diyorum, ne Milli Savunma Bakanına bir şey diyorum. Ben duyduğumu, bildiğimi söylüyorum. Bu süreci kimin yaptığını, bu mobbingi kimin yaptığını, kimin köpürtülmesi için gayret sarf ettiğini biliyorum. Onların da isimlerini söyledim. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ne işine karışırız ne içine karışırız. Ama içine ve işine karışanlar ülkeyi bu hale getirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komuta kademesine 9'da 8 amirali, 20'de 17 generali FETÖ'cüler, oraya yükselene kadar altına kim imza attı diye bakarsanız, TSK'nın işine, içine kimleri kim karıştırmış görürsünüz. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiç konuşulmayacak bir konuda, 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' demiş, işine nasıl karıştılar, nasıl baskı yaptılar onu da gördük. Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına saygımız sonsuz. TSK'nın kurumsal yapısına saygımız sonsuz. Ama bu kararı aldırtanlara, oradaki şerh oyunu yazana mobbing yapacak kadar gözü dönenlere tabii ki söyleyecek sözümüz var" açıklamasında bulundu.

'DENKLİK OLDUĞU BELLİ'

Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasına yönelik belgeleri istemesiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:

"Ülkeyi yöneten kişinin kendi diploması tartışmalıyken, böyle bir tartışmayı başlatmak ve sonunun ne olacağı biline biline; çünkü denklik olduğu da belli, o tarihte olduğu da belli. Bütün evraklar yapılmış, kişiye özel işlem yok. İstanbul Üniversitesi gazete ilanı vermiş, herkese bir başvurulmuş. Bir sene öncekiler de gitmiş zaten. Yüzlerce kişi aynı durumdayken, o diplomanın iptalinden medet ummak, bu ülkeyi yönetenlerin acziyetinden başka bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan ne kadar çok korktuklarını gösteren bir şey. Bizim yürüttüğümüz ön seçim sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir şey. Tayyip Erdoğan'ın rakibinden nasıl korktuğunu, rakibini ekarte etmeye çalıştığını gösteren bir durumdur. Bunun dışında AK Parti'yi yöneten bir siyasi akıl varsa, gerçekten herhalde siyaseten atılabilecek en yanlış adımı attığını, AK Parti'yi eskiden takip eden ve eski zamanlarını bilen yöneticileri takdir ederler. Bu kadar acemice bir iş olmaz. Bu bumerang döner, Erdoğan'ı vurur. Erdoğan'ın diplomasının olmadığı, Erdoğan'ın okul arkadaşlarının olmadığı, ona ders veren tek öğretim görevlisini, Muğla'ya büyükşehir belediye başkan adayı yaptığı, bir önceki dönem milletvekili olduğu; onun dışında 'Ben buna ders verdim' diyen yok, derste gören yok, dershanede gören yok, amfide gören yok, okul arkadaşları ile bir tane fotoğraf yok. Haydi varsa, amfiden, okul arkadaşlarıyla, sınıf arkadaşlarıyla bir fotoğraf çektirsin görelim. Bu ramazanda üniversite arkadaşlarına bir iftar versin de görelim. Siz de kapıda üniversite arkadaşlarına okul anılarını sorarsınız Erdoğan'ın. O yüzden ben bu kadar acemice yürütülen bir siyasette, AK Parti'yi yönetenler bir yandan da ülkeyi yönetiyorlar ya ülke ile ilgili endişelerim artıyor."

'BURADAN ONLARA EKMEK ÇIKMAZ'

Özel, 'Sürecin sonunda bir iptal kararı bekliyor musunuz' sorusu üzerine "Hayır; neyine iptal olacak, var olan şey yok olur mu? 31 sene önce verilmiş diploma, geçilmiş dersler. Üniversite ilan etmiş, 'Gelin başvurun bana' demiş, başvuruyu kabul etmiş. 31 yıl önce biri cinayet işlemiş olsa zaten zaman aşımından o cinayet ortadan kalkıyor hukuken. Yani Ekrem İmamoğlu'nun mağdur olduğu bir süreç varsa da o mağduriyeti yaratanlar üzerinden bir şey yapmak lazım. Son derece şeffaf bir süreç var. Hiçbir yerinde kişisel bir kusuru yok, kişiye özel bir uygulama yok. Buradan onlara ekmek çıkmaz. Çıksa çıksa Erdoğan'ın diploma tartışması çıkar" dedi.

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da "Cumhurbaşkanı, yeni Türkiye ile yargı sopasının tüm muhalefete sallandığı yeni Türkiye'den, grevlerin yasaklandığı yeni bir Türkiye'den bahsediyor. Yargı sopasını yeniden ele aldıkları bir süreçten bahsediyorlar. Böyle yeni Türkiye'yi kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. (DHA)

FOTOĞRAFLI



Perşembe 5.8 ° / -1.2 °
Cuma 7.3 ° / 1.7 °
Aksaray nöbetçi eczaneleri