Profesör Ercan Tutak: Sağlığa çok az para harcıyoruz

Profesör Ercan Tutak: Sağlığa çok az para harcıyoruz

Profesör Ercan Tutak: Sağlığa çok az para harcıyoruz

Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Bebek Ölümlerini Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Doç. Dr. Ercan Tutak, "Sağlık hizmeti tabii ki bir donanım istiyor, hastane istiyor, teknik donanım istiyor; bütün bunlar da para istiyor. Dünya geneliyle kıyaslandığında bizim cari sağlık harcamasının gayrisafi yurt içi hasılaya payı değerlendirildiğinde Türkiye ne yazık ki Meksika'dan sonra en son geliyor, yani sağlığa çok az para harcıyoruz" dedi.

TBMM Bebek Ölümlerini Araştırma Komisyonu, AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Şan, "Yarın Ankara'da bir çalışma ziyareti gerçekleştirmeyi planlıyoruz. İlk olarak Ankara İl Sağlık Müdürlüğünü ziyaret edip brifing alacağız. Sonrasında Ankara 112 Komuta Kontrol Merkezini ardından da Etlik Şehir Hastanesi çocuk kulesi, yenidoğan yoğun bakımında incelemelerde bulunacağız. Bundan sonraki komisyon süremiz boyunca da çalışma ziyaretlerimize ve dinlemelerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

'GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE BEBEK ÖLÜM HIZI DAHA FAZLA'

Komisyon Başkanı Şan'ın ardından Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Eğitim ve İdare Sorumlusu Doç. Dr. Ercan Tutak, milletvekillerine sunum yaptı. Tutak, Türkiye'nin bebek ölüm hızında dünya geneline göre ortalama bir sıralamada olduğunu belirterek, "OECD ve Avrupa Birliği ülkelerine göre halen neonatal bebek ölüm hızımız neredeyse onların 2 katı kadar. Bebek ölüm hızı bölgelere göre dağıtıldığında; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin özellikle bebek ölüm hızının daha fazla olduğunu görmekteyiz, bu da ekonomik durum ile ilişkili görünüyor. Türkiye genelinde bebek ölüm hızı binde 5,9'ken ölüm oranı, 28 hafta altı ve bin gramın altındaki ölümleri yok sayarsak oran 3,7'ye düşüyor. Aradaki fark 28 hafta ve bin gram altı ölen bebeklerin yüzde 37'si bin gramın altı ve 28 haftanın altındaki daha hassas olan, daha dikkatli bakılmasını gerektiren bebekler oluşturuyor. Sağlık hizmeti tabii ki bir donanım istiyor, hastane istiyor, teknik donanım istiyor; bütün bunlar da para istiyor. Dünya geneliyle kıyaslandığında bizim cari sağlık harcamasının gayrisafi yurt içi hasılaya payı değerlendirildiğinde Türkiye ne yazık ki Meksika'dan sonra en son geliyor, yani sağlığa çok az para harcıyoruz" diye konuştu.

'SAĞLIK BAKANLIĞI VE ÜNİVERSİTELERİN YATAK SAYISI ÖZEL HASTANELER KADAR ETMİYOR'

Türkiye'nin sağlık altyapısı hakkında bilgiler veren Tutak, "Sağlık Bakanlığı üniversite ve özel hastanelere göre yenidoğan yoğun bakımın dağılımına baktığımızda; toplam 13 bin 295 yatağın, 4 bin 433'ü Sağlık Bakanlığına ve kamuya ait. Yüzde 11,9 üniversitelerde, özelde ise 7 bin 274. Şöyle söyleyeyim; Sağlık Bakanlığı ve üniversitenin yenidoğan yoğun bakım yataklarının toplasanız özeller kadar etmiyor. 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısının uluslararası karşılaştırılmasında ne yazık ki gördüğünüz ülkeler arasında en sondayız. Hemşire sayısında yıllar içerisinde 2021'e kadar artış olsa da 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısında da uluslararası karşılaştırmada yine Meksika'nın bir önündeyiz sadece. Yıllara göre 100 bin kişiye düşen sağlık personeli sayılarının uluslararası karşılaştırmasında 2002'den 2020'ye pek fazla bir şey değişmemiş. OECD ve AB ülkelerine göre hekim sayımız; 2002 ve 2020'de OECD ve Avrupa Birliği ülkelerine göre yarı yarıya, hemşire sayısında ise üçte 1'indeyiz. Buna rağmen bebek ölüm hızının binde 17'lerden binde 5'lere düşmüş olması, sağlığa harcanan paranın bu kadar az olmasına rağmen yüzde 5'lere kadar düşmüş olması sağlık çalışanlarının büyük bir gayreti sonucudur diye düşünüyorum" dedi.

'EN BÜYÜK YARANIN İSTANBUL'DA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

Tutak, Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) ile yoğun bakımda görev yapan sağlık personellerine verilen eğitimden bahsederek, "Diğer illerde daha az olduğunu düşünüyorum ama rakam veremeyeceğim size çünkü diğer illerde bir üniversitenin olduğu yerde bir koordinatör varsa oranın daha az sayıdaki ekibine yetecek sayıda NRP eğitimini verebiliyor olacağını düşünüyorum. En büyük yaranın İstanbul'da olduğunu düşünüyorum. Neredeyse bu eğitimi alamadan mezun olacak sağlık çalışanları olacak bu yıl. Büyük gayretle, 2 defa art arda eğitim aldırarak, NRP eğitimini aldırarak gönderdik ama aradan 1-2 kişinin de kaçmış olabileceğini tahmin ediyorum. Transport sırasında yaşanan ölümler var. Eskiden bu çok daha fazla olurdu ama daha sonra 112 acil yardım istasyonlarının organizasyonu, otomatizasyonu, bütün hastanelerde boş yatakların sayısının belirlenmesi ve oradaki kişilerin eğitimi nedeniyle artık transport sırasında çok fazla asla kaybetmiyoruz. Yoğun bakım izlemi sırasında ise ünitenin fiziki, personel ve eğitim düzeyleri, başında yenidoğan yoğun bakım uzmanının bulunup bulunmamasına göre ölümlerin arttığını görüyoruz. Ama şurada görüldüğü gibi, yenidoğan ölümleri doğum öncesi anne bakımıyla anne karnında başlıyor, doğum odasında bakımla postnatal bakımla şekilleniyor" değerlendirmesinde bulundu.

'SAĞLIK BAKANLIĞININ DENETİM FORMLARINI YETERLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

Yoğun bakım bölümlerinin denetimleri ile ilgili süreçlerden bahseden Tutak, verilen cezaların caydırıcı olmadığını sözlerine ekledi. Tutak, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan denetleme formlarını incelediğini vurgulayarak, "Bunların yine de yeterli olduğunu düşünmüyorum. Örneğin bir yenidoğan ünitesinden taburcu olmuş kaç bebekte bronkopulmoner displazi gelişti, kaç bebek retinopati nedeniyle gözünü kaybetti, kaç bebek serebral palsi oldu, kaç bebekte işitme kaybı oldu ki bunlar bir yenidoğan ünitesinin kaliteli bakım verdiğinin en büyük göstergelerindendir. Bunlara bakılmadan sadece ölümlere bakmak, sadece ünitenin koşullarına bakıp, 'Bunlara uyuyor' demek o ünitenin yeterli ve güncel tıbbi uygulamalarla kaliteli bakım verdiğini göstermeyeceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)

FOTOĞRAFLI



Perşembe 5.8 ° / -1.2 °
Cuma 7.3 ° / 1.7 °
Aksaray nöbetçi eczaneleri